Pınar Ender Çekirge, 23.05.2019

PARAVANLAR: “SÖZ ESİRGENMEDEN SÖYLENMİŞ”

Jean Genet’in 1961 yılında yazdığı “Paravanlar”, -orijinal adıyla “Les Paravents”- rejisi, oyunculukları, kostüm, müzik, efekt, dekor, koreografi ve makyaj tasarımlarıyla da Genet’ye yaraşır bir yapım olmuş.

Tiyatro sezonunu böylesi güzel bir eserle kapatmış olmak, bir izleyici olarak beni çok mutlu etti.

İtiraf etmeliyim ki, sahne plastiğinin bu kadar başarıyla kullanılması, çapaksız bir takım oyunculuğu, büyük bir sorumluluk taşıdığının bilincinde olduğu daha ilk antrede anlaşılan son derece dinamik ve çarpıcı reji tekniğiyle “Paravanlar”; cesur, iddialı, tartışılması gereken, farklı ve sıra dışı olduğu kadar izleyiciyi kolayca yakalayan, her türlü derme çatma durumdan uzak, estetik değerlere sadık kalmış bir çalışma.

Karakter analizleri başta olmak üzere her detay, her devinim özenle ele alınmış, rastlantıya, şansa yer verilmemiş. En önemlisi de; “yaparım olur” tavrıyla hareket edilmemiş.

Tam tersine donanım, disiplin, tiyatroya, izleyiciye saygı, her şeyiyle doğru ve iyi oyun ortaya koyma çabası ön plana çıkmış. Ticari ucuzluklara yer verilmemiş.

Eseri boyutlandıran olağanüstü bir sahne dili oluşturulmuş. Görsel ve anlamsal denge tam olarak, eksiksiz bir biçimde kurulmuş.

Mükemmel olana erişilmiş. Söz esirgenmeden söylenmiş.

Kısacası; K! Kültüral Performing Arts, yine üzerinde çok uzun süre konuşulacak bir yapımla her türlü övgüyü hak etmiş. İkinci, üçüncü, hatta dördüncü kez izleyeceğimi biliyorum.

“Paravanlar”ı özellikle öneririm.