All Decor, Meltem Kerrar, Mart 2019

Levent Sanayi Mahallesi’nde bir metal kesim atölyesinden dönüştürülerek yaratılan Kültüral Performing Arts, disiplinlerarası sanat anlayışıyla sanatın tüm alanlarına açık bir yaratım mekanı olarak karşımıza çıkıyor.

Ünlü tiyatro eleştirmeni ve yönetmen Peter Brook’un “Herhangi bir boş alanı alıp “işte bu bir sahnedir” diyebilirim” sözünün somut bir karşılığı gibi Kültüral Performing Arts. Levent Sanayi Mahallesi’nde, oto tamircileri ile beraber şehrin kalbinin ‘farklı’ yüzünde olmayı seçmiş mekan, her türlü yaratıma açık ‘siyah bir oyun kutusu’ olarak karşımızda. 150 kişilik izleyici kapasitesine sahip sahnenin, her oyuna/performansa göre dönüşüp değişebilen bir yapısı var. Oyun yazarı Yakup Almelek ve oluşumun sanat yönetmeni Yağmur Yağmur tarafından bir metal kesim atölyesiyken ele alınan mekan, tüm altyapısı yenilenip sahne ve performans alanının gereksinimlerine göre yeniden yaratılmış. “Sanatsal vizyonumuz, sahneleyeceğimiz oyunların yapısı ve Sanayi Mahallesi’nin endüstriyel dokusu gözetilerek, olanaklı ve donanımlı bir blackbox tasarımına gidildi. İstanbul’un en eski sanayi sitesi burası. Nasıl karşılarlar diye düşünürken, mahallede böyle bir alanın varlığının çevredeki herkesi çok sevindirdiğini ve umutlandırdığını deneyimledik. Kültüral’ın kapısı herkese olduğu gibi, tüm komşularına da sonuna kadar açık. İlerleyen zamanlarda tabii ki Sanayi’nin toplumsal dokusuyla el ele tutuşarak projeler üreteceğimiz zemini oluşturmak isteriz.” diyor Yağmur Yağmur. İlk yapımı Teessür’ün ardından yenilikçi içerikteki misafir oyunları da ağırlamaya başlayan Kültüral Performing Arts, çok yönlü bakış açısıyla, tiyatro oyunlarının yanı sıra, workshop, söyleşi ve seminerlerle de karşımızda olacak. Sinemadan tiyatroya, sanat tarihinden felsefeye uzanan atölyelerin ilki, 17-27 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek Cladio Massimo Paterno’nun “Oyuncular İçin Tiyatro Biomekaniği” adlı atölyesi olacak. Kendi tiyatro yapımlarını gerçekleştirmeyi ilke edinen Kültüral, özgün metinlerle birlikte yeni hikayeler kurmayı amaçlıyor. Türkiye’de sahnelenmemiş ya da sınırlı sayıda sahnelenmiş dünya tiyatrosu metinlerini programına dahil etmeyi hedeflerken var olduğu bölgeye de ‘dokunmayı’ istiyor.